Ksm 30, 2022, 11:04 ös

Haberler:

SenSohbet Forum Yakında Hizmetinizde...


Fıkralarla

Başlatan admin, Haz 06, 2020, 01:12 öö

« önceki - sonraki »

admin

Temel Fıkraları - En Komik Fıkralar - Fıkralar

Ezberlemiyecekmiş...
Az önce bayiden gazete alan Temel, biraz sonra aynı gazeteden dört tane daha almak isteyince tezgahtar merakla sordu: -Az önce aynı gazeteden bir tane almıştın. Şimdi bu dört gazeteyi ne yapacaksın? Temel: - Ezberleyeceğumi mi sandun, anlamay misın da?!

Gene peynir ve yağ yiyesi geldi
Fi tarihinde Karadeniz de ulaşım deniz yoluyla yapılıyordu. Güzel bir havada motorlarına tereyağı ve peynir yükleyerek denize açılmışlardı. Yarı yolda deniz birdenbire patlamış, kuduran dalgalar motoru bir fındık kabuğu gibi oradan oraya sürüklüyordu. Yağ fiçıları, peynir tenekeleri hep denize dökülmüştü. Zor şer Zonguldak limanına girip karaya çıktıklarında Topal İlyas bir daha denize açılmamak için "üçten dokuza şart" etmişti. Bir kaç gün sonra deniz sakinleşmiş, adeta bir çarşaf gibi olmuştu . Arkadaşı Temel , Topal İlyas'ı kandırıp tekrar yola çıkmak istiyordu. Temel, ısrarla: Ula bak... Denuz tümdüz duruyi, hayde gidelm daa, diye sıkıştırıyordu. Topal İlyas ise kararlıydı: -Ula inanma. Denuzun gene peynir ve yağ yiyesi var da onin içun tümdüz duruyi... Anlamay misu- nuz....

Temel Fıkraları - En Komik Fıkralar - Fıkralar

Ey gidi eski günler...
Evliliklerinin üzerinden 40 yıl aşkın bir zaman geçmişti. Bir sabah Fadime, kocası Temel'e: -Ula hiç uyutmadın beni gece... Sabaha kadar horladın durdun, diye sitem etti. Nüktedan olduğu kadar hazır cevaplığı ile de ün yapan Temel, eşinin bu sitemi karşısında kıs, kıs güldükten sonra şöyle yanıt verdi: - Ey giyi ey... Habu benım horlamaların eskiden saa hep muzik gibi gelırdı... Eskiduk değil mi?

Gözüme bakarsan...
Temel Kozlu da çalışıyordu. Memleketten yeni gelmiş olan hemşehrisi Zonguldak'a nasıl gidileceğini ona sordu. Temel, Zonguldak'a gidiş yolunu tarif ederken hemşehrisi bön bön gözünün içine bakar durur. Temel tarifini bitirince, hemşehrisi Ula olayım canuğan, anlamadum, de baa bi daha... diye yakarır. Sabri tükenen Temel patlayıverir: - Kafasuz adam, gözume bakarsan saplanursun ha şu dağa, elimun ucuna bakarsan gidersın Zongul- dak'a... Anladın mi?

Temel Fıkraları - En Komik Fıkralar - Fıkralar

Senin niyetin bozuk!
Temel tüccardır. Herkes onu dürüstlüğü, çalışkanlığı, iyilikseverliği ile tanır. Kardeşi Cemal de öyledir.İki kardeş birlikte ticaret yaptıkları dönemde evin ihtiyaçlarını ilçe pazarından daha ucuza sağlıyorlardı. Ağabey Temel, kardeşi Cemale ilçede pazarın kurulduğu günlerden birinde; Cemal, bir hafta pazardan alış verişi sen yap. Pazarcı kadınlarla iyi pazarlık yap, aldatmasınlar  SENİ, diye tembihledi. Tembihledi ama Cemal'in yanıtı hiç de beklenilen şekilde olmaz: -Ben karilarlan pazarluk edemeyrım, utanıyrım. Şakacı, nüktedan Temel burada da altta kalmaz, Cemal'in ağzının payını verir: Senin niyetin bozuk, elbette pazarluk edemezsın!

Habu boyumlan...
Kasabanın kahvesine iri yarı, elinde bir de kamçı olan birisi girerek oturanlara sorar: - İçinuz da Temel hanginuzdur? Bir dakika önce gürültüden kaynayan kahvede nefesler tu tulmuş, çıt çıkmamaktadır. Öte başta oturanlardan ufak tefek biri ayağa kalkarak; - Penum, ne olacak? dedi. Bunun üzerine soran adam; "Penum" diyeni bir güzel, evire - çevire patakladıktan sonra hiçbir şey söylemeden çekip gitti. Kahvedekiler; - Yahu, sen Temel değil, Ahmet'sın. Niçun hau heriften dayak yedun? diye sorunca dayak yiyen Hasan; - Habu boyumlan kandırdum oni; anlayın da... dedi.

Temel Fıkraları - En Komik Fıkralar - Fıkralar

Oy gözuni sevduğumun ati...
Temel, bir gün İstanbul'da hipodroma gider. At yarışı
yapıldığını görünce, nasıl oynandığını öğrenir ve müşterek
bahise girer. Yarış başlar.
Temel'in üzerine oynadığı at en sondadır ama O yine
neşelidir. Kaybetmiş olmanın yürek ezikliğiyle şöyle der: - O gözuni sevduğumun atına bak. At deduğun ha boyle olur, bakın bütün atlari nasil katarlayi (kovalıyor).

İnceluğa bak
Temel, İstanbul'a yeni gelmişti. Gittiği her yerde yerel şive ile
konuştuğundan garipseniyor, kimileri de dudak ucuyla
gülüp küçümsüyorlardı. Buna fena halde içerleyen Temel
sonunda dayanamayıp parladı:
- Ula baa bakın bakayım... Siz dersuğuz fındık, biz
deruk finduk, siz dersuğuz avukat, biz deruk abukat,
siz dersuğuz amca, bir derik emice... Habunun hangisu kaba? Bizdeki inceluğa bak, inceluğa...

Temel Fıkraları - En Komik Fıkralar - Fıkralar

Tabanca kime yakışır?
Fi tarihinde Tonya'nın Karşular Mahallesi'nde düğün
yapılıyordu. Gelenek gereği erkekler tabancalarını çekip havaya ateş ediyor ve bir yerde tabancalarının üstünlüğünü göstermeye çalışıyorlardı. O sırada komşu ilçelerden birinden gelip düğüne katılan Şakir adındaki konuk, tabancasını çekip bir şarjör mermiyi birbiri ardına havaya saydırınca Temel, yanındaki Cemal'i dürttü; - Habu adam da kimdur, ilk defa göriyrim? Cemal, ateş edenin komşu ilçeden Şakir olduğunu söyleyince Temel; - Yazuk tabancaya, yazuk!... diyerek görüşünü belirtir.

Geldim da gitmeyrim
Temel 10 günlüğüne İstanbul'a gidecekti. Daha ucuz olur
düşüncesiyle denizyolunu tercih edip Kadeş vapuru için gidiş -,
dönüş bileti alır. İstanbul'a 10 gün için gelen ve aradan 1 ay
geçtikten sonra Temel'e rastlayan arkadaşı Cemal sorar:
- Ula Temel, hani 10 günlüğüne geldıydın, gidiş -
dönüş bileti aldıydın?
Temel, dudak ucuyla güldükten sonra yanıtını verir;
- Sorma Cemal, Tenuz Yollarina kazuk attum.
Cemal, şaşkın şekilde sorar:
- Nasi ettun o işi he?
- Piletumi gidiş - geliş aldıydım ya; geldım ama gitmeyrım, Tenuz Yolları peklesun dursun beni...

Temel Fıkraları - En Komik Fıkralar - Fıkralar

Sen gıdıklanmaz mıydın?
Karadeniz kadını inek beslemeyi sever. Fadime, ilk kez
doğum yapan 'Sarıkız' adlı ineğini sağıp sütünü almak istediği
her girişiminde inekten yediği tekmeler sonucu maşrabası bir
yana, kendisi öte yana düşmektedir. Yaşadığı kötü durum kocası Temel'e anlatan Fadime çözüm sorar:
- Ula habu sığır baa süt vermeyi... Tekmeleyi... Ne yapayım?
Temel her zaman ki nüktedanlığı ile akıl verir:
- Ece Fadime, ben habu bizum sığıra hak verıyrım.
Evlendığımızun ilk günlerinde ben senin memene tutardım da sen beni tokatlamaz mıydın?

Çakallar mi yesun oni?
Katil suçundan yargılanıyordu. Hakim:
- Arkadaşını vurduktan sonra karayemiş dalına
asmışsın, neden yaptın bunu? Anlat bakalım deyince
Temel:
- Üyy hakim bey, asmayaydım da çakallar mi yiyeydi oni?.. der.

Temel Fıkraları - En Komik Fıkralar - Fıkralar

Unutkanlık
Temel, eskiyen şapkasını yenilemek için köyünden
yürüyerek yola çıkar. Evinin bir kilometre kadar aşağısındaki
oto yoluna indiğinde evde birşey unutmuş olacak ki, oğlu Cemal'e varsesiyle çağırmaya başlar:
- Ulaaa Cemaaaal!
- Ulaaa Cemaaaal!
Cemal yanıt verir:
- Ne vat bubaaaa!
- Ula habu kafamun ölçisini yastuğun altunda unuttum. Çabuk getir oni baa!

Vermedunuz ki isteysınuz
Temel, sürücü ehliyetlerinin Emniyet Müdürlüklerince verildiği dönemde ehliyetten önce araba almıştı. Bu nedenle de ehliyetsiz araba kullanıyordu. Bir gün trafik kontrolünde yakalanır ve polis evrakını ister:
- Lütfen ehliyetinizi veriniz?
Temel, cezayı yiyecektir bunu bilir ama, derdini de
söylemeden edemez:
- Eee ha bu olmadi memut bey. Baa ne zaman ehliyet verdunuz da isteysunuz?

Temel Fıkraları - En Komik Fıkralar - Fıkralar

Hesap tuzlu olunca...
Temel, ilk kez geldiği İstanbul'da lokantaya gider. Yeriçer, hesabı ister.
Gelen pusulada 'garsoniye' rakamını görünce garsonu
çağırır:
- Uşağum habu nedur? Çorba içtum, köfte yedum,
salata da... Hepisi doğr... Habu garsoniye da nedur?
Pen yemeğu yalınız yedim, siz gatsoni da ortak ettunuz. O halde bölun hesabi ikiye bakayım.

Kızdi baa herhalde...
Temel, Trabzon'da sinemaya gider. Gişeden bilet alır.
Gösterim kapısından tam içeri girerken kontrol görevi yapan
kişi bileti elinden alıp yırtar. Temel buna akıl erdiremez.
Gişeye döner, yeniden bir bilet alır. Kapıdan girerken biletini
tekrar yırtarlar. Tekrar gişeye döner, üçüncü kez bilet
alırken gişedeki görevli durumu fark eder ve sorar: - Sen demin bilet almadın mı? Yoksa karaborsa mı
yapıyorsun? Ne yaptın demin ki bileti?
Temel, derdini anlatır. Yahu ben bilet alıytım, kapıdaki adam bağa
kızmiş herhalde, bileti elimden alıp yıttayi oni... Baa
bi bilet daha ver, belkim bu sefer yırtmaz!...

Temel Fıkraları - En Komik Fıkralar - Fıkralar

Başıma dert olursun
Temel, İstanbul Mahmutpaşa'da işportacılık yaparken aynı
meslekten İdris ile kapışır. Yumruklar, tokatlar birbirini izlerken, sıkışan İdris belinde - ki tabancaya asılır. Temel ise Sürmene yapısı bıçağını
çekerken, İdris'e seslenir: - Yoo dur bakalım... Tabancan alışmazsa başıma
dert olursun, sen de biçak al da gel...

Radyo da dinlensin
Kurtuluş günü nedeniyle TRT Trabzon Bölge Radyosu kemençe, davul, zurna havaları çalıyordu. Meydan Parkı bu ne-
denle uklım tklımdı. Saatlerce süren bu yayınla herkes adeta
mest olmuştu. İki dakika önceye kadar radyoyu pür dikkat
dinleyen Temel, batı müziğinin başlamasıyla adeta irkilerek
kendine geldi. Sonra parka hizmet eden garsonlardan birine
seslendi:- Ula uşağum, azacuk yanıma gelsana...
Garson, müşterinin birşey ısmarlayacağını sanarak Tem-
el'e sordu: - Buyrun efendim, birşey mi emtettiniz?
Temel, epey yorgunluk ifadesiyle şöyle dedi: Uşağum habu sizun radyonun ayari iyi giderken birden bozuldi. Herhalde kafasi şişdi. Kapatta biraz
dinlensun...

Temel Fıkraları - En Komik Fıkralar - Fıkralar

Niye yok midur?
Temel, gazetecilikte daha adaylık dönemini yaşamakta ve
Trabzon'dan İstanbul'daki haber merkezine telefonla haber
yazdırmaktadır. Ancak, telefon hatlarındaki arıza nedeniyle
söyledikleri karşı taraftan anlaşılamamaktadır.
Haber merkezindeki şef anlayamadığı 'Trabzonspor'
sözcüğünün kodlanarak söylenmesini ister. Temel, başlar:Trabzon'un (T) si... - Tamam. - Trabzon'un (R)'si... - Trabzon'un (A) st... Trabzon'un (B)' si... deyince şimdiye değin susan karşı
taraftaki şef; - Oğlum Temel, sen ne diyorsun. Ne biçim kodla-
ma bu böyle? diye çıkışınca Temel kendinden emin şu yanıtı
verir: - Ne deysun şefim, Trabzon'da babu harfler yok
midir? ©

Hoppala!...
Temel, tanıklık yapmak için mahkemeye çıkar. Hakim,
hüvviyet tesbiti için belli sorular sormaya başlar. Doğum tari.
hi, doğum yeri, baba adi, ana adı gibi...
Anasının adının sorulması Temel'in tuhafına gider; o da ha-
kime sorar:Benum anamun adıni mi soraysın hakim bey?
Hakim biraz bozulur ve Yok, benimkini... der.
Bunun üzerine Temel, rahatlar. Haçan hakim bey, ben senun anağun aduni nere-
den bileceğum.

Temel Fıkraları - En Komik Fıkralar - Fıkralar

Aldatamadım
Temel de diğer komşuları gibi geçimini denizden sağlar.
Takasi ile çıktığı balık avından her seferinde bol avla
dönerken, nedense son seferinde hiçbir şey yakalayamaz.
Akşam eve döndüğünde eşi Fadime sorar: - Ula Cemal, hani paluklar?
Temel, balık avlayamadığı için üzgündür ama, karam-
sarlığının eşini de etkilemesini istemez, işi şakaya vurur: - Ne yapayım Fadime... Habu pen bugüne kadar
baluklari aldattum; şimdi ise onlar peni... Vurmadiler
oltama...

Nasi anlarum?
Temel, yeni aldığı şemsiyeyi terziye götürür, bir delik
açmasını ister. İster ama, terzi bunun anlamsız olduğunu, ya-
parsa şemsiyeye yazık olacağını söyler ve ilavç eder: - Beni dinlersen, şemsiyeye delik açmayalım.
Temel, kararlıdır ve itiraz eder: - Ula, ne anlamaz adamsun, yağmurun dinduğuni
sonra nasil anlayacağum?

Temel Fıkraları - En Komik Fıkralar - Fıkralar

Sığırlardan da becit misin?
Karadeniz kadınının inek beslediğini ve ineğini çok sev:
diğini herkes bilir. Temel'in eşi Fadime de inek hastasıdır. Bir
akşam üzeri ahıra inip ineklerine yal verdiği sırada eve gelen
Temel, mutfaktan seslenir:Kuuz Fadimcce!... Çabuk sofrayi kur! Çok ac oldum.
Fadime ahırdan doğru yanıt verir: - Götmey misın haburda işim var. Sığırlara yal
veriyrım. Sen sığırlardan becit misun, otur da
bekle!.

O zaman binmezduk
İstanbul'da Beşiktaş - Eminönü otobüsüne binen Temel
ayakta kalmıştı. Üstelik otobüs yağmur nedeniyle tıklım tıklım
doluydu. Yol boyu her durakta inenden çok binen vardı. Bi-
letçi de bir yandan:İlerleyelim arkadaşlar... İlerleyelim!... diye ikaz ya-
parak gelen yolculara yer sağlıyordu. Her durakta aynı
şekilde ikaz yapan biletçiye kızan Temel, sonunda dayana-
mayıp sesini yükseltti: Has deysın, eyi deysın, ilerleyelum, yürüyelim
deysun ama, haçan yütüyeceğduk o zaman otobosü
binmezduk.

Temel Fıkraları - En Komik Fıkralar - Fıkralar

Büyük - küçük farkı
Temel, iyi bir yönetici, kültürlü bir ilkokul müdürüdür.
Günlerden bir gün, birinci sınıfların eğitim çalışmalarını izlemek için sınıfa girer. Öğretmen karatahtaya, (yeni yıl gel-
di) fiş cümlesini asmıştır. Ancak, cümle başı olan (Y) harfi
büyük, yani kapital olarak değil (y) şeklinde küçük harf olarak
yazılıdır. Müdür Temel, öğretmene sessizce: - Hocam, o (y) harfi büyük yazılmayacak mıydı?
Öğretmen fiş cümlesindeki (yeni yıl geldi) yazısının tüm
sınıfın uzaktan rahatça okunması için büyük şekilde yazmıştı.
Bu görüşle Müdür Temel'e: - Müdür beyim, görmüyor musunuz büyük büyük yazdım. - Yoook... O (y) harfi o haliyle büyük değildir. - Canım, daha ne kadar büyük yazacaktım Müdür
Bey! - Kardeşim, bu (y) harfinin bu haliyle lm. 2m.
hatta tavandan döşemeye değin uzatsan yine de
küçüktür, anla artık.

Çürük kafa
Köy merasının taksimi işinde çıkan kavgada Temel, arka-
daşı Cemal'in kafasını yarmış iş mahkemeye intikal Gtmişti.
Mahkemede C. Savcısı iddianameyi okuduktan sonra sıra
Temel'in savunmasına gelince masumane şöyle dedi: - Uyy Hakim bey, ben ne bileyim habunun ka-
fasının habu kadar çürük olduğun... Bi vurdum kafasi
içine geçti...

Temel Fıkraları - En Komik Fıkralar - Fıkralar

Bedava haber yok
Temel nüktedanlığı ile sevilen - sayılan ve aranılan bir
kişiliğe sahiptir. Uzun süre ortaklıkta görünmeyen Temel'e
çarşı ortasında rastlayan arkadaşı Cemal nükte ile karışık
sataşır: - Ula Temel, seni öldi dedilerdi, nereden çıktın
geldin böyle?
Her zamanki hazırcevaplılığı ile tanınan Temel
gülümsedikten sonra şöyle dedi: -Açıkgöz... Bobandan haber soraysan, ver kahve
paralarını da konuşalım. Öyle bedavadan haber yok.©

Hani reçeten?
Temel'in çalıştığı eczane o gece nöbetçiydi. Her zamanki
gibi müşteriler tek tük geliyordu. Gecenin ilerleyen saatinde
eczanenin kapısı tekme gürültüsü ile açıldı ve içeriye elinde
tabanca olan maskeli bir soyguncu girerek, Temel'e seslenir: - Kasadaki paraları çabuk boşalt!...
Temel, işin ciddiyetini kavramıştır ama yine de söylemeden
edemez: - Ula deli misun, nesun? Hani reçeten?

Temel Fıkraları - En Komik Fıkralar - Fıkralar

Amorti niye yok?
Temel, Spor - Toto oynamıştı. 13 artı 1 tutturup köşe ol-
mak istiyordu. Bir hafta boyu çeşitli hayaller kurdu bu nedenle Hafta sonunda tüm maçlar oynanmış sonuçlar ilan edilmişti. Temel, yine hüsrana uğramış, ancak son iki maçı tutturabilmişti. Yeniden Spor - Toto oynamak için gittiği bayiye sordu: - Haboyle iş olur mi hiç? Son iki maçı bildum, amor-
tisi bilem yok...

Nuh tufanında taka...
Temel, her konuşmasında kendi sülalesinin çok eskilere
dayandığını iddia ediyordu. Yine böyle bir konuşmasında ipin
ucunu o kadar kaçır dı ki; Bizum sülale Yusuf Peygambere kadar gideyi,
der.
Arkadaşları Temel'in bu denli atmasına içerlerler ama
gugırın sürmesi için havayı bozmazlar, Dinleyenlerden Cemal
atılır: - Ula çok ataysın... Nerdeyse sülaleğun Nuh Pey-
gamber'in gemisune binduğuni söyleyecesun...
Bu sözlere alınan Temel, söz altında kalmaz, yanıtını şöyle
verir; O kadar da değil, bizumkilerun o zamanlar kendi
takalari var imiş...

Temel Fıkraları - En Komik Fıkralar - Fıkralar

Zam geldi de...
Temel çok kötü şekilde üşütmüş, o nedenle de hasta-
lanmıştı. Arkadaşları arabaya atıp doktora götürdüler.
Doktor, Temel'i bir güzel muayene ettikten sonra onu getiren arkadaşlarına "Bi dakika..." deyip onları muayene
odasının dışına çağırdı. Belli ki, Temel duyup morali bozulmasın diye hastalığın ciddiyeti konusunda arkadaşlarına
birşeyler söylecekti. Bir - iki dakika sonra doktor odaya girip reçete yazmaya
başlayınca Temel de elbiselerini giymiş, ayakkabılarının bağını
bağlarken sordu: - Toktor bey, aca kaç metreluk kefen yazaysın? Ke-
fcnc zam geldi da...

Patlama... Biletçi bilir.
İlk defa İstanbul'a gelen Temel ile Cemal tramvaya biner-
ler. Biletçi her durakta durak adlarını söyledikçe yolcular da
iner. Biletçi bağırdıkça inenleri gören ve henüz İstanbul'u bil-
mediği için heyecanlanan Cemal arkadaşı Temel'e; Ula, biz nerede ineceğuk? diye sorar.
Temel, arkadaşını küçümseyerek yanıtlar: - Patladun mi? Helbette bezum da ismimuzi soyleyecak, piletçi nerede ineceğumuzi bilur.,

Temel Fıkraları - En Komik Fıkralar - Fıkralar

Ördeğin beline geliyor
1990 yılı Haziran'ında Karadeniz'de büyük sel felaketi
yaşanmıştı. Bu.nedenle dereler / çaylar taşmış, çevresine
büyük zarar vermiş, çoğu köprüler sele kapılmıştı.
Temel ile Cemal selden sonra köye döneceklerdi ama sel,
köyün köprüsünü alıp götürmüştü. Dere kenarına gelen Te-
mel ile Cemal çaresiz ne yapacaklarını düşünürken, Cemal
birden atıldı: - Uyy!... Temel ya bak ha şu ördeğa... Yüzup
karşiye geçti. Onun kadar olamayruk.
Temele yanıt vermeye fırsat vermeyen Cemal, kendini sel
sularını attı. Tabii ki Cemal sel sularını kapılıp giderken
'İmdaaat!' diye bağırması boşunaydı. Biraz sonra Temel'in
ahlanıp / vahlanıp ağladığını görenler nedenini sordular. Tem-
el, Cemal'in sel sularına kapıldığını üzüntü ile anlattıktan sonra; - Ben da bişey anlamadım. Demincek karşiya bir
ördek geçti. Su ancak beline kadar gelıyidi. Cemal
suya daldi, kayboldi - gitti.

Ahmak mi sandun beni?
Fi tarihinde Temel, radyo satan bir dükkanın önünden
geçerken kulağına kemençe sesi gelir. Derhal dükkandan
içeri girer ve sesin radyodan geldiğini öğrenir. Radyonun £i-
yatını Sorar ve satın alır. Radyocu radyonun nasıl çalıştığını bir
güzel anlatır ve Temel'i uğurlar. Temel, akşam köydeki evine gider, radyosunu kurar ve istasyonu çevirir. Fakat radyodan kemençe sesi yerine alafranga müzik sesi gelir. Buna fena bozulan Temel, ertesi gün
soluğu radyocuda alır ve hışımla sorar: - Ya bak baa bakayım, sen beni ahmak mi sandun? Habu radyo kemençe çalınayi!...

T